2 Şubat 2010 Salı

Ankara Rehberi

1.Yeni başlayanlar için Ankara AŞTİ dir . (bkz: AŞTİ )2. Soğuğun içine işlediği anda başını kaldırıp etrafta denizi aramazisen kolay alışırsın.madde

1: Ankara'da deniz yoktur. Deniz kenarında bir kentte bir şekilde bulunmuşsan, denizi seviyorsan, Ankara'yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiçkasma. Yine de çeneni kapa, Ankara iyi güzel de denizi yok abi beakabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu muhabbetleri defalarca kez duymuş olan Ankaralılar pek sevecen davranmazlar, sıcak yaklaşmazlar.Baygınlık verirsiniz. Yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.

madde 2: Ankara'yı Istanbul ile, Izmir ilekıyaslamaya kalkmayın, bu da sevilmez, hele Izmir karşılaştırması tiksinti yaratır. Yok kordon vardı yok çiğdem vardı bilmemne..Gölbaşı'nda denize dökerler adamı allahama..

madde 3: Ankara'da kış soğuk geçer. Rüzgarıkeser, ayazı süründürür. Kalın giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç saatlerde dışarda bulunmanız gerekeceksehavaya aldanmayın. Coğrafya dersinde karasal iklim için neler söylerdinizonları hatırlayın. Ya da en iyisi bir gece iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı arasındaki büyük farklı anlayın.

madde 4: Çinçin mahallesi denilen yere gecegitmeyin. Gündüz de gitmeyin. Illa gidecem ben gezerim görürüm hoplarımzıplarım diyorsanız, en fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öle gidin.

madde 5: Ankara' da deniz yoktur. Alışın..

madde 6: Elektronik malzeme, korsan cd falan arıyorsanız Kızılay'davakit kaybetmeyin, Teknosa arayıp kazık yemeyin, Maltepe Pazarı'nı öğrenin. Ben öğrenciyim abi sözünü motto bilin, her alışverişte işeyarar.

madde 7: Öğrenciyseniz, kendi evinizdekalacaksanız, bir şekilde itfaiye meydanı na gidin, dibine kadararaştırın, az parayla süper ev nasıl döşenir görün. Ya da beni çağırın göstereyim.

madde 8: Atakule'de bir halt yok, boşunameraklanmayın, Çankaya'ya sırf Atakule için tırmanmayın. Ha eğer ben illabozkır manzarası görecem edecem diyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki Botanik Parkına da uğrayın.

madde 9: Ankara da deniz yoktur. Deniz aramayın.

madde 10: Metro'ya girin, kaybolun, ama alışverişyapmayın.

madde 11: ODTÜ, Bilkent, Hacettepe yahut Başkentüniversitesi öğrencisi iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercihedin. Eskişehir yolunun her sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın.Sizin yüzünüzden sınava geç kalmayayım. Lütfen.

madde 12: Banliyö trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. Sincanlı ezik büzük gençlerle muhatap olmayın.

madde 13: Kaybolursanız kimseye asla ve kat'a yolsormayın. Sorduğunuz her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzubambaşka bir tarafı gösterir, kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların yabancısıyım der. Karanfil Sokak'ta Sağlık Bakanlığı nerede diyesorarsınız, adamı Kocatepe Camii'ne çıkarırlar, yapmadıkları şeydeğildir. Harita edinin.

madde 14: ODTÜ'lü değilseniz, ODTÜ kampüsüne girmeniz, Alcatraz'dan kaçmanız kadar meşakkatli bir meseledir, bunubilin. Israrcı iseniz, risk alın ve Güvenpark'tan kalkan ODTÜminibüslerinden birine binin, kampüse girişte kimlik soran görevliminibüse girdiğinde, kendinizden emin bir şekilde adamın gözlerine sen benim kim olduğumu biliyor musun bakışı atın. Işe yarayabilir. (sonrasıgelen düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana dalıngirin ama kimlik diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)

madde 15: Ankara'da deniz yok. Yok ulan işte, yok!

madde 16: Ulus pek sevilen bir yer değildir. Eskimeclis binasının burada bulunması Ulus'u güzel kılmaz. Zamanlagöreceksiniz ki, Ulus'u hiçbir şey güzel kılmaz, kılamaz; olabilemez.Ulus'tan ve arka sokaklarından uzak durun.

madde 17: En popüler buluşma mekanları olanKızılay Gima'yı ve Dost Kitabevi'ni öğrenin.

madde 18: Tunalı Hilmi Caddesi demeyin. Ankaralılar -muhtemelenHilmi'nin güzel bir isim olmadığını düşünüyor olduklarından- direkman Tunalı derler. Siz de Tunalı diyin.

madde 19: Ankaragücü taraftarı çirkef vekalabalık, Gençlerbirliği taraftarı az sayıda ve enteldir. Kalabalık birAnkaragücü taraftar grubu görürseniz sakının. Laf atarlarsa karşılık vermeyin. Tek kişi bile olsa, iki dakika içersinde sürüyle adam toplayıppeşinizden koşturabilir. Büyükşehir Belediyespor'un taraftarı yoktur,olduğunu iddia eden olursa gülün geçin. Nanik yapın.

madde 20: "Boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına" şarkısını öğrenin, sık sık söyleyin.

madde 21: Ankara'da en güzel mevsim sonbahardır.Tadını çıkarın.

madde 22: Trafikte taş düşemez ama milletvekiliçıkabilir. Kırmızı ışıkta sizi bekletebilir. Hazırlıklı olun.

madde 23: Gazi üniversitesi'nin IIBF dışındaki bir fakültesinegidecekseniz temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız,sakalınız, küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. Adamlarla papaz olmayın.

madde 24: Gece ondan on birden sonra sokaklardakimseciklerin kalmaması normaldir, kimyasal bomba neyim atılmamış,insanlar sığınağa kaçarcasına bir anda ortalıktan kaybolmamışlardır,olağan bir durumdur bu. Sakin olun, panik yapmayın.

madde 25: Cadde ortasında düğün dernek görürsenşaşırma, bilmediğin Ankara havalarında da oynama. (bkz: düz oyun) (bkz:kaşıklı oyun) (bkz: okuntu)

3. Nerede olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde Kızılay'a çıkarsınız. Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi birşansınız yoktur, bunu unutmayın. "Aha nerdeyim lan ben?" dediğinizdeUlus'tasınızdır, panik yapmaya gerek yok, Bentderesi'ne doğru gitmediğinizden emin olduktan sonra, hızla metroya ulaşabilirsiniz,müzelerin biraz aşağısındadır. Büyük Tiyatro'yu sorup, entel görünümünegirmeyin, Itfaiyeciler Çarşısı'nı sorun, kimse sizi kandırmasın. Samanpazarı da olabilir. Ulus dışında Ankara'da hiçbir yerde absürd birdurumla karşılaşmazsınız. Etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz birrobocopa çarptıysa Kızılay'dasınız demektir., Eylem yapılacak anlamındadır bu. Korkmayın. Yine, bir avuç eylemci için 4 otobüs robocop,çevik kuvvet inmiştir. "Bu kadar polisi nereye göndersin kardeşim budevlet?!" mantığıyla öyle bakınır dururlar o polisler. Sonra SSK Işhanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. En berbat birahanelerden tutun meyhane veclub ortamlarının hepsi vardır oralarda. Ankara'da güz bambaşkadır.Özellikle, kalabalığı seviyorsanız, Yüksel caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, Bahçeli 7. cadde hariç her caddesinde ve Tandoğan'ın ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehrisevebilirsiniz belki. Onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisinihissettirir de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi gelir bana.

4. Ankara melankoliktir, ekim güzeldir. (bkz: 22 yıldır bu şehriyaşayanlar için Ankara)

5. Ankara'ya geldik Laila' ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1şişe viski için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı olun. Armada ile Migros alışveriş merkezi eşittir ama Migrosalışveriş merkezi biraz daha eşittir. (bkz: mudo) Bilkent'e yolunuzdüşerse Marakesh'e uğrayın. Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. Inen ve binenlerin toplu çemkirmelerine maruzkalmayın. Metro ve Ankaray'ı karıştırmayın. Ikisi de Kızılay'da kesişir;Ankaray Aşti'ye gider, metro ise Akköprü* ve Batıkent tarafına. Kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.

6. Ankara'daki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaşsağda dursun diye bir kural yoktur. Yürüyen merdivene bineceksenizyürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için yürümektedir.

7. Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye otobüslerinebindiğinizde fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70civarlarındadır. Korkmayın takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yokherkes öyle biniyor diye.

8. Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. makinalıtüfek doğrultuyorlar. (bkz: biz burda yabancıları sevmeyiz)

9. - "Hocam"a alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibihissetmeyin. Bir Ankara klasiğidir, özellikle üniversite kampüslerinde güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe, büfecilerbüfecilere, kısaca herkes herkese hocam der. Ayrıca taksi şoförüüniversiteli olduğunuzu anladığı anda hocam diye hitap eder size. Hocadeğilsiniz, Ankaralısınız.
- Eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz kimse birşeydemez, ama ters yöne girerseniz ya da yanlışlıkla metronun inmeplatformundan binerseniz (ki Ankaray'dan Metro'ya geçecekseniz tüm oklarinme platformunu gösteriyor) küfür yersiniz. Garip prensipleri olan birşehirdir.- Dost deyince Konur sokaktaki Dost Kitabevi değil,Karanfil'deki anlaşılmalı. Aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde bekleyip.

10. -AOÇ belediye başkanının insafına bırakıldı ya dabırakılması kuvvetle muhtemel. Bozulmadan son bir kez gidip görün.Kokoreç yiyin. Şençam köftesinden tırtıklayın. Dondurma tüketin. Çiçekçileri gezin.
- Radyo ODTÜ çok hoş bir kanaldır. Frekansı 103.1 dir.Haftaiçi sabahları modern sabahlar olur güzeldir.-
Harikalar diyarı, zart zurt gölü ankaranın tarihi yerlerideğildir. Aldanmayın.
- ODTÜ'den Bahçeli'ye giderkenki yolun ortasındaki Gökkuşağıadlı yapının ne ayak olduğunu sormayın boşuna. Bilene rastlamadım.
- Izmirliler, Istanbullular diğer bütün vatandaşlar gibikardeşimizdir ama gelip de "buranın denizi yok, akşamları dolmuş olmuyor, Istanbul'un gözünü seveyim, ne modern şehirmiş meğer "bik bik bik" diyetrip atanlar sevilmezler pek. Yoksa Istanbul, Izmir şahane şehirlerdiritirazımız yok.
- Kızılay'daki Yapı Kredi binasındaki leyleklerin niye birinin yan yan diğerinin de kanatlarını farklı frekanslarda çırparakuçtuğu üzerine kafa yormayın. Biz yorduk yararını görmedik.

-Alıntıdır-

1 Şubat 2010 Pazartesi

Sivas Olaylarıyla İlgili

Sivas olaylarıyla ilgili bilinmeyenler:

-Pir Sultan Abdal Kültür Şenlikleri önceden Yıldızeli'nin Banaz köyünde yapılırdı(Pir Sultan Abdal'ın doğduğu yer).1993 yılında Kültür Bakanının taviziyle Sivas'ta Kültür Merkezi'nde yapılmasına izin çıktı.(Çiller-Erdal İnönü koalisyonu hükümeti)
-Aziz Nesin Sivas Kale Cami'nin önünde Şeytan Ayetleri kitabını imzalayıp halka dağıtmış,tepkilere rağmen kitabın çoğaltılmasına devam edilmiştir.(Annem gözüyle görmüştür Aziz Nesin'in imzaladığı kitabı)
-Olayın olduğun gün Malatya ve Ankara plakalı onlarca araç ve otobüs Sivas'ta görülmüştür.
-Tepki çeken çeşitli olaylar sonunda toplanan insanlar ellerinde Amerikan bayraklarıyla yürüyüşe başlamışlardır.Bunun üzerine Aziz Nesin ve diğerleri Kale Cami'den kaçıp topluluğun zıt tarafta olan Madımak Oteli'ne sığınmıştır.Topluluk Madımak Oteli'nin önüne gelerek gösteriye başlamış,polis ve jandarma bu gösteri karşısında hiç birşey yapmamış sadece izlemiştir.Yeterli asayiş gücü yoktur.
-Saat 18:00'e kadar topluluk otele karşı bir müdahalede bulunmamıştır.18:00'de Devlet dairelerinden çıkan memurlar da "Ne oluyor" diye olayın bulunduğu yere gelmiş kalabalık artmıştır.Provakatif olayların son fitili olarak bir grup piyon kaldırım taşlarını sökerek otele atmaya başlamış,polis ve jandarma yine gerekeni yapmamış sanki büyük yerden emir gelmiş gibi müdahalede bulunmamışlardır.Sivas Halkının otoriteye uyan bir yapısı vardır,eğer otorite sağlanmış olsaydı olaylar olmazdı.Piyonların biri oteli ve önündeki araçları göz göre göre televizyonların önünde benzine vermiş ve yangın başlamıştır.Onlarca yıldır şehirde yaşayan memurlar olaylardaki piyonları daha önce görmediklerini söylemişlerdir.
-Otelin arka tarafında Büyük Birlik Partisi'nin binası vardır.Aziz Nesin'i Büyük Birlik Partili vatandaşlar kurtarmıştır.(Yalan diyen gitsin Sivas'a o günleri yaşayanlarla konuşsun,öyle yanlı yayınlardan masallar okumasın)Muhsin Yazıcıoğlu'na bok atanlar anlaşılan tarihi tam bilmiyorlar.
-37 tane insan evladı yanarak can vermiş geriye Cumhuriyet Şehri Sivas'a atılan çamur kalmıştır,yananlardan Sivaslı olanlar vardır(örn:Muhlis Akarsu).Olaylarda başrol oynayanlar ortadan kaybolmuş çekilen fotoğraflarda gözüken olaylarla ilgisi olmayan sadece o anda orada bulunan masumlar onlarca yıla mahkum olmuşlar idamla yargılanmışlardır.

Burda yazılanları bizzat 1955 doğumlu 2005 yılına kadar sürekli Sivas'ta yaşayan babam ve 1964 doğumlu annem aktardı.

Göz göre göre Sivas'ın adının kirletilmek istendiği aşikar.Bu olayları Sivas'a ve Sivaslıya maletmekten vazgeçin.