Yürüyorduk.Etrafta kimsecikler yoktu.Gelip geçen arabaların motor sesi gerçekten sinir bozucuydu.Aralıklarla öksürüyordu.Cümlelerini kesen öküsürükler içimi acıtıyordu.
Aklımdakini söylemek istiyordum artık.Bu kadar beklemiştim fazla bile beklemiştim.Hala sohbet ederek yürüyorduk.Tam söylemeye niyetleniyordum ki sonra vazgeçiyordum.Heyecan seviyem doruklardaydı kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.Uzun ve düz bir yoldu.Arkama bakıyordum sık sık.Arabalar geliyordu,o araba geçsin söyleceğim;sözlerim motor sesinden duyulmaz zaten zorlukla ses çıkarabiliyorum heyecandan.O araba geçti,söyleyemedim.Şu araba geçsin tamam bu sefer kesin söyleyeceğim.I ıh yine olmadı.Şu üç tane far geçsin artık yeter söylemeyi geçtim bağıracağım.Yine yemedi.Şu binaları geçince kalbimi konuşturacağım.O binaları geçtik başka binalara yaklaşıyoruz.Tam kelimeler ağzımdan çıkacakken bir şey oluyordu,o anki muhabbeti yarıda kesmek doğru olmaz gibi geliyordu yine söyleyemiyordum.
Söyledim.
Her şey birden oldu.Ama nasıl söyledim bilmiyorum.Cümle kurma yetimi kaybetmiştim.Nereye ve ne yöne gittiğimizden habersiz sadece yere bakıyordum.Sesimin nasıl çıktığı konusunda en ufak bir fikrim yoktu.Çok nadir de olsa başımı çevirip ona bakıyordum.O da yere bakıyordu.Benim başımı çevirdiğimi farkedince bana bakıyor,ben bu durumda çok uzun süre kalamayıp,yine yerle temasa geçiyordum.Akılcı cümleler kurmaya çalışıyor olsam da motor çok uzun süre geçmeden tekliyor ve cümlenin sonunu getiremiyordu.Bir cümleyi "nokta nokta nokta" diye bitirdiğimi hatırlıyorum.Bulmaca gibi:buraya kadar ben kurdum cümleyi,burdan sonrası da sana ait ne koyarsan koy.Ama ikimiz için de uygun olan bir kelime grubu düşünmelisin.Acıtmayacak,duyguları tam anlamıyla sessiz sinema gibi ifade edecek.
Kararsızdı,bir süre suskun kaldı.Hala yürüyorduk yol rampaya dönünce nefesler biraz daha sıklaştı.Şaşırmıştı o da birşeyler söylemeye çalıştı ama belliydi yanlızca bende bir şeyler ters gitmiyordu.Kelimeleri yerine oturtmaya,doğru cümle kurmaya çalışıyordu.Duyguları ancak anlamlı ve etkileyici cümleler ifade edebilirdi çünkü.Yanlış anlaşılmaktan korkuyorduk.Bir dakika boyunca aralıklarla cevap verdi.Onu dinliyordum,rüzgarı dinliyordum,etrafı dinliyordum.Ama büyük çoğunlukla onu.Başımı döndürmeye hala cesaretim yoktu,kaldırım taşları yoktu taş yerine asfalt dökülmüştü asfalta bakıyordum.Cümlelerini bitirdi.Net bir şey söylememişti ama umut vardı.Gecenin kör karanlığı olmasına rağmen başımı kaldırınca ufukta Umut Güneşi vardı,uzaklarda bir tepede,yolları aydınlatan lambalarla iç içe geçmişti.Tepenin karanlığı,onu yer yer delen yol lambaları ve onların arasından sadece sevgilere,aşklara görünen güneş.
Arabalar daha sık geçiyordu ve motor sesleri iyice artmaya başlamıştı.Gecenin geç sayılabilecek bir saatinde bu kadar çok araba geçmesi beni şaşırtmıştı.Kimse konuşmuyordu.Sadece yürüyorduk hedefe doğru,kaldığımız evlere doğru.Gecenin ilk saatlerinde hava gayet güzel,ılık olmasına rağmen şu dakikalarda rüzgar çıkmış soğuk,gökyüzüne hakim olmaya başlamıştı.Hala yürüyorduk.Soğuk olduğunu söyledim o da onayladı.En azından bir şey söylüyordu.Ya sinirlenip hiç birşey söylemeseydi o gün ki gibi?Böylesi daha iyiydi kesinlikle.Evlere doğru yaklaşmaya başlamıştık.Durdurdum.Kararsızlık ne olacak,peki beklemeliydim.Kesin cevabını düşündükten sonra verecekti.Evet düşünmek iyiydi pat diye alelacele bir karar vermektense,ölçüp biçmek,doğruları,güzellikleri görmek daha makuldu.Tam dönüp gitmeden iyi geceler dileğinden hemen önce çok küçük bir zaman zarfında yüzüne sıcacık bir gülümseme yayıldı ve gitti.Ağaçların arasındaki yoldan karanlığa uzanmaya başladı.Gözden kaybolana dek arkasından baktım,hareketsizce.İçeri girdi ve yokoldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder