İnanılmaz bir geceydi. Gerçekte bu kadarını beklemiyordum. Sırf çıkıp halk oyunu oynasalar çok aşırı sıkılırdım, ama öyle olmadı hikayeli konulu çok güzel organize edilmiş güzel bir "Türkiye" örneğiydi. Kırklareli'nden Artvin'e,Artvin'den Hakkari'ye,Hakkari'den Aydın'a,Aydın'dan Ankara'ya. Aydın'ın hikayesinde ağladım. Zeybek'lere inanılmaz kanım ısındı seneye Ege'den bir bölgede oynamak istiyorum kısmetse. Bütün arkadaşları emekleri adına kutluyorum. Sadece oynayanları mı peki, tabi ki hayır. Çalıştıran hocalar sahnedeki emeğin daha fazlasını sarfetmişlerdir eminim. Orkestra,ses sistemi falan her şey çok çok güzeldi. Orkestradan kimseyi tanımıyorum dışardan gelmişler herhalde, işlerini layıkıyla yaptılar. Ses sistemi falan 10 numaraydı. Kocaman spor salonunda bu ses sistemini ayarlamak gerçekten tebrik edilesi.
Gelelim özeleştirime. Sahneye ilk çıkanlar Seymenler'di. Onları sahnenin arkasında görünce içim cızz etti. Hele Karaşar Zeybeği'nin o inanılmaz müziği çalmaya başlayıp "Goçlaaar" sesini duyunca tüylerim diken diken oldu. Sahnede oynayanlardan biri ben olabilirdim. Yüzlerce seyircinin karşısında bende göğsümü gere gere Ankara Zeybeği oynayabilirdim. Ama olmadı, sene başında başladım Şubat tatiline kadar devam ettim ama tatil dönüşü bırakmak zorunda kaldım. Niye mi bıraktım?
Çarşamba günleri Trt'de solfej dersim, cumartesi ve pazar günü yine Trt'de koro çalışmam, pazar günleri sabit cumartesileri 2 haftada 1 olmak üzere bağlama kursum var! Dünyada 1 tane Ahmet Taha Yekeler var, başka gezegenlerde ve galaksilerde var mı bilmiyorum ama çok ağır geliyordu arkadaş napıyım! "Yeter ulan hiç bi yere gitmiyorum bi haftasonu da yurtta yatacam paso!" diye figan-ı isyan ettiğim zamanlar çok oldu.
Bu gece Ankara'da oynayamadığım için üzüldüm. Ama onun dışında asosyal, odun gibi yaşayan biri değilim. Tek aktivitem Ankara olsaydı cidden devam ederdim bugün belki bende oynayabilirdim.
Bende müzikle ilgileniyorum, koro çalışmalarımız devam ediyor. 26 Şubat'ta konser verdik 22 Mayıs'ta senenin ikinci konserini vereceğiz. 2011 yılına 2 konser sığdıracağım hatta sene sonuna bir konser daha sığdırabilirsem 3 olacak, hocalarım arzu ederlerse tabi. Trt gibi bir kurumda veriyoruz konserlerimizi, küçümsenecek bir yer değil. Ha nolacak, konserlerimiz bu kadar dolu dolu geçmeyecek belki halk oyunları, tiyatral oyunlar, hikayeler olmayacak. Seyircilerimiz de bugün ki kadar eğlenmeyebilirler. Hiç umrumda değil. O sahneye çıkıp, o kalbin güm güm atması ışıkların sana ve koroya dönmesi. Şefin işareti verip sazların gümbür gümbür türküleri çalması, onca emekten sonra türküleri seyircinin karşısında hakkıyla icra etmek,konserden sonra hocaların yüzünde o başarmışlık ifadesini görmek,arkadaşlarının kulise gelip seni tebrik etmeleri. Her şey o kadar güzel ki! Egomu o kadar güzel tatmin ediyorum ki!
Bu yazıyı sırf egomu tatmin etmek için yazdım şimdi düşündüm de. Asosyalin, odunun biri olmadığımı kendime göstermek için yazdım. Halk Oyunları Gecesi beni gaza getirdi herhalde. Yanlış anlaşılmasın Thbt'ye ve Halk Oyunları Gecesine en ufak bir eleştirim yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder