17 Ağustos 2010 Salı

Daha çok acı çekeceğiz

Bugün 17 Ağustos.Büyük Marmara Depreminin tam 11.yıl dönümü.11 yıl geçti ama hala acısını taşıyoruz.Depremin bu denli büyük zararlar vermesinde en büyük pay insanların çoğunlukla da müteahhitlerin.Bu ülkede bir deprem gerçeği her zaman vardı.1509 yılında 160.000 nüfusa ve 35.000 yerleşim birimine sahip olan İstanbul'da, aralarında Osmanlı hanedanınından bazı kişilerin de bulunduğu 4000'den fazla kişi ölmüş, 1000 ev tamamen yıkılmıştı.Erzincan Depreminde keza 33.000 vatandaşımız vefat etmişti.Hala akıllanmıyoruz hala malzemeden nasıl kısabiliriz,maliyeti nasıl ucuza getirebiliriz,nereye daha ucuza ev mal edebiliriz onun derdindeyiz.Dere yataklarına yapılan evler,yumuşak toprağa yapılan apartmanlar bu ülkede milyonlarca insanın canını yaktı 17 Ağustos'da.Ders almadık.Depremden sonra yıkılan apartmanların davalık olan müteahhitleri bizim mükemmel hukuk sistemimizden nasıl faydalandı sizce?O çürük binaları yapan müteahhitler ya 1-2 ay ceza aldılar sonra o cezalar ertelendi ya da 7,5 yıl süren yargı sürecinden sonra zaman aşımına uğradı davaları.Büyük bir çoğunluğu da Rahşan Affıyla en ufak bir ceza almadan bedel ödemeden siktir oldu gittiler.Geriye ne kaldı? Resmi raporlara göre, 17.480 ölüm, 23.781 yaralı oldu. 505 kişi sakat kaldı. 285.211 konut, 42.902 işyeri hasar gördü. Resmi olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50.000 ölüm, ağır-hafif 100.000'e yakın yaralı olmuştur.Yanan yürekler,ağlayan gözler.Doğanın bizim bu aptallığımız karşısında hiçbir suçu yok.Kanun bu,fay hatları oynuyor,sarsılıyor ve deprem oluyor,bir şekilde dünyanın enerjisi boşanıyor.Hala uslanmıyoruz sabah kalkıyoruz en adî malzemeden yapılmış gecekondular.Malzemesi en ucuza getirilerek yapılan binlerce kişinin yaşadığı siteler.Böyle giderse daha çok acı çekeceğiz.Uzmanlar İstanbul'u daha büyük bir depremin beklediği konusunda hemfikir.Daha çok kişi ölecek daha çok insanın yüreğine ateş düşecek.Sivrizekalılık ederken milyonlarca insanın canına kastediyorsunuz haberiniz var mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder